Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde hurda musluk ve pirinç atıklardan el emeğiyle üretilen asırlık ‘Kürtün zili’nin coğrafi işaretle tescillenmesi için çalışma başlatıldı.
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi Cami Yanı Mahallesi’nde kuÅŸaktan kuÅŸaÄŸa aktarılan zil ustalığında hurdacılardan toplanan metal atıklar eritilerek, HarÅŸit Çayı’ndan alınan özel kumla hazırlanan kalıplara dökülüyor. Ustalar tarafından ÅŸekillendirilen ziller, “akort” iÅŸlemiyle net ve yankılı sese kavuÅŸturuluyor. Dayanıklılığı ve kendine has tınısı nedeniyle hayvancılıkta kullanılan ziller, son yıllarda dekoratif ürün olarak da talep görüyor. İlçede birçok ailenin geçim kaynağı olan zil üretimi, Türkiye’nin farklı illerinin yanı sıra bazı Avrupa ülkelerine de gönderiliyor.
Zanaatın korunması ve markalaşması amacıyla başlatılan tescil çalışmasıyla üretim standartlarının güvence altına alınması ve ürünün ekonomik değerinin artırılması hedefleniyor. Kürtün’de atık metal ustaların elinde sanata dönüşerek, hem kültürel mirası yaşatıyor hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor.
Kent için önemli bir katma değer oluşturan ‘Kürtün zili’nin coğrafi işaretle tescillenmesi için çalışmaların sürdüğünü söyleyen Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Cahit Bal, Gümüşhane’de coğrafi işaret tescillerinin arttırılmasına yönelik Gümüşhane Valiliği, Gümüşhane Üniversitesi ve Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğinde bir komisyon kurulduğunu belirtti.
“Kültürel mirasımıza resmiyet kazandırmayı hedefliyoruz”
‘Kürtün zili’nin üretiminde hiçbir fabrikasyon ürün kullanılmadığının altını çizen Bal, “Kürtün zilimiz ÅŸehrimiz için bir katma deÄŸer oluÅŸturuyor. Bu deÄŸer aynı zamanda UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne aday gösterilebilecek bir zanaat. Zilimiz, ilimizde geçmiÅŸten bugüne uzanan kültürel bir mirası temsil ediyor ve gelecek nesillere aktarılıyor. Üstelik kulaklarımızda hoÅŸ bir tını ve iz bırakıyor. Yöre halkımızın geçmiÅŸten geleceÄŸe taşıdığı bu deÄŸeri tanıtmak ve tescil ettirmek için çeÅŸitli çalışmalar yürütüyoruz. Yakın zamanda coÄŸrafi iÅŸaretli bir ürün olarak tescillenmesi için sürecimizi tamamlayarak, bu kültürel mirasımıza resmiyet kazandırmayı hedefliyoruz. Bu zili dünyada üretilen diÄŸer zillerden ayıran en önemli özellik ise geri dönüşümle üretilmesi ve ayrıca katma deÄŸer saÄŸlamasıdır. Ustalarımız ilimiz ve bölgemizde atıl durumdaki eski muslukların içindeki madenleri eriterek, özel kalıplar ve özel tekniklerle bu zilleri üretmektedir. Burada üretilen ziller, hem ton farklılığı hem de kendine has sesiyle önemli bir kültürel deÄŸer oluÅŸturuyor. Bu ziller çeÅŸitli amaçlarla kullanılıyor. Hayvancılık baÅŸta olmak üzere Osmanlı’dan günümüze kapılarda tokmak olarak kullanılmış, aynı zamanda süs ve aksesuar eÅŸyası olarak da deÄŸerlendirilmiÅŸtir. Zillerimizin en önemli özelliÄŸi, geçmiÅŸten bugüne ulaÅŸan sanatsal bir el işçiliÄŸi mirasını taşımasıdır. Bölgemizin toprağından hazırlanan özel kalıplarla yaklaşık 40 farklı çeÅŸit zil üretiliyor. Her biri büyüklüğüne göre farklı tonlarda ses çıkarıyor ve bu da her zili kendine özgü kılıyor. Üretimde hiçbir fabrikasyon ürün kullanılmıyor. Tamamen el emeÄŸiyle, küçük bir köydeki özel üretim alanlarında hazırlanıyor. Ortaya çıkan o tatlı tını da bu kültürel deÄŸerin en belirgin göstergesi oluyor” dedi.
