Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde farklı dönemlere ait asırlık antika eşyalarla dekore edilen kafe, ziyaretçilerine nostaljik atmosferde hizmet veriyor.
Adapazarı ilçesinde faaliyet gösteren bir kafe, sergilediği antika objeler ve nostaljik dekorasyonuyla müşterilerine tarihi bir atmosfer sunuyor. İşletmede, fotoğraf makineleri, kılıç, gürz, tüfek ve piyano gibi farklı kültürlere ait antika eşyalar sergileniyor. Ziyaretçiler, geçmişin izlerini taşıyan objeler arasında vakit geçirirken, kafenin konsepti özellikle tarih meraklılarının ilgisini çekiyor.
Kafeyi oluşturma fikrini bir günde düşündüğünü söyleyen işletmeci Volkan Ötünç, antika tutkusunu ticari bir girişimle birleştirmeye karar verdiğini söyledi. Bölgede bu tarz bir konsept eksikliği olduğunu düşünerek kafeyi açtığını belirten Ötünç, “Açıkçası çok düşünmedim, bir gün içinde karar verdim. Sonra gelişmeler birbirini takip etti ve burası oldu iyi ki de oldu. İnsanlar da sevdi, bu da beni mutlu etti” dedi.
“Hiçbir zaman tek bir kültür ve obje üzerine yoğunlaşmadım”
Ötünç, koleksiyoner olarak tek bir kültür veya obje üzerine yoğunlaşmadığını, eşyaların “duygusu ve yaşanmışlığına” önem verdiğini ifade etti. Ötünç, şunları kaydetti:
“Ben koleksiyoner olarak hiçbir zaman tek bir kültür ve obje üzerine yoğunlaşmadım. Benim için önemli olan bu eşyanın gerçekten antika olması, bir duygusu ve yaşanmışlığı olmasıydı. O yüzden birçok ürüne ilgi duymaya başladım. Para koleksiyonu, pul koleksiyonu yapanlar var ama ben öyle olmadım. Birçok objeyi birlikte sevdim ve onlarla birlikte yaşadım ve biriktirmeye başladım. Bir objenin antika olabilmesi için en az yüz yıl geçmesi lazım ama bu tek başına da geçerli değil. O dönemin kültürünü ve sanatını yansıtması gerekiyor. Objenin el işçiliği olması, yıpranması, yaşanmışlığı olması gerekiyor. Bunların hepsi olduğu zaman onlara antika diyebiliriz. Toprak altı eserler antika değil tarihi eserdir ve yeri müzelerdir bunları insanların öğrenmesi gerekiyor çünkü oralarda daha iyi saklanıyor ve korunuyor. Bizde bulunan askeri araçlardan orijinal olanlar da var yasal kurallara uygun şekilde olarak.”
“En eski eşyamız piyanomuz”
Kafedeki en eski eşyanın bir piyano olduğunu anlatan Ötünç, “Piyanomuzun içinde bir soğuk damgası var ve 1699 yılına ait olduğu, markası ve menşeisi yazıyor. Yılı için üretim yılımı yoksa firmanın kuruluş yılı mı tam bilmiyoruz. Eğer üretim yılıysa 326 yaşında bir piyanoya sahibiz, bu da bizim için çok değerli. Kim bilir kimler bunda ne şarkılar çaldılar, neler beslediler benim için önemli olan bu ve yaşıdır. Piyanomuz kullanılabilir halde. Bu piyanoyu bu zamana kadar kullananlara çok teşekkür ediyorum çünkü çok iyi bakmışlar, hala aktif halde. Yaşından dolayı eksiklikleri var ama buna rağmen hala çalışır halde. Onların da bir ruhu var onlara da iyi davranmak, bakmak gerekiyor” diye konuştu.
Müşteriler atmosferden memnun
Müşterilerden 56 yaşındaki Necmiye Alemdar, arkadaşıyla geldiği kafeyi çok beğendiğini belirterek, “Çok değişik eşyalar var. Eski eşyaları değerlendirmişler, çok güzel olmuş. Kahve içtik, içimiz açıldı. Çok sevdik, hoş sohbet ettik” şeklinde konuştu.
Arkadaşlarıyla farklı ortama sahip bir kafe arayışını burada sonlandırdığını belirten 19 yaşındaki öğrenci Yaren Fındık ise, “Arkadaşlarımla beraber farklı bir kafe ararken burayı keşfettik. İçindeki antik eşyalar çok ilgimizi çekti. Her yerde fotoğraf çekilme yerleri var, ışıklandırmalardan dolayı da çok iyi çıkıyor. Çok beğendiğimiz bir kafe oldu, artık sık sık geliriz” ifadelerini kullandı.
