Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalleri, üreme döneminin başlamasıyla birlikte tatlı sulara doğru gerçekleştirdikleri zorlu göç yolculuğunu sürdürüyor. Her yıl milyonlarca balığın akıntının tersine yüzerek yaptığı göç, bu kez eski Van şehrinin güneyinde bulunan tarihi Horhor Camii önünden geçen su kanalında renkli görüntülere sahne oldu.
Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefallerinin (Chalcalburnus tarichi), üremek için başlattığı zorlu “kutsal yolculuk” bu yıl tarihi bir durakta yankı buldu. Milyonlarca balık, akıntıya karşı verdikleri destansı mücadelede bu kez Erciş ve Muradiye’nin ötesine geçerek, Van Kalesi’nin güneyindeki tarihi Horhor Camii’nin önünden geçen su kanalına kadar ulaştı. Her yıl 15 Nisan – 15 Temmuz tarihleri arasında gölün sodalı sularından çıkarak tatlı sulara göç eden inci kefalleri, izleyenleri hayran bırakan görüntüler oluşturmaya devam ediyor.
Suyun akış yönünün tersine zıplayarak engelleri aşan balıkların son durağı, Van’ın simge yapılarından biri olan Eski Van Şehri içerisindeki Horhor Camii önündeki kanal oldu. Tarihi dokuyla birleşen bu doğa olayı, bölge sakinleri ve doğaseverler için eşsiz bir manzara sundu. Kanaldaki berrak suda adeta gümüş bir şerit gibi süzülen balıklar, bölgeye gelen ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşattı.
“Burada yüzyıllık hasret son buluyor”
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, “Van Gölü 3 bin 713 karelik yüzey alanı ile beraber dünyadaki en büyük sodalı göl. Çok özel bir ekosistem. Çünkü su kalitesi olarak Karadeniz’den daha tuzlu bir ekosisteme sahip. Binde 21 tuzluluğa sahip bir ekosistemden bahsediyoruz. Van Gölü havzasına endemik olan inci kefalleri Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularına adapte olmuş yaşamayı başarabilen bir tür. Dünyada yalnızca bu havzada yaşıyor. Endemik bir balık türü. İnci kefali her ne kadar yaşamını Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularında sürdürse de üreme dönemi olan nisan ve temmuz ayları arasında üremek için Van Gölü’ne dökülen tatlı sulara, akarsulara doğru göç gerçekleştiriyor. Şu anda bulunduğumuz nokta birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış Van Kalesi’nin önündeyiz. Yekpare bir kayanın Van Kalesi’nin hemen altından horhor suyu çıkıyor ve yaklaşık 2-3 kilometrelik bir mesafe kat ettikten sonra Van Gölü’ne dökülüyor. Belki yüz yıla aşkın bir süredir Van Kalesi ile buluşamıyordu. Geçmişte buralara gelse de akarsu yatağının bozulması sebebiyle buraya gelmiyordu. Fakat yapılan düzenleme ile beraber tabii burada Profesör Doktor Ali Özvan’a çok çok teşekkür ediyoruz. Burada adeta yüzyıllık bir hasret son buluyor” dedi.
“Van içinden balıkların göç ettiği bir şehir”
Van Gölü’ndeki inci kefalleri yüzlerce yıldır görmedikleri Van Kalesiyle tekrardan buluştuğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, “Bu aslında doğayı korursak, sahip çıkarsak ne kadar büyük güzellikler sunacağını bize gösteriyor. Buradaki bu hasret son bulmuş oldu. Van’ın başka bir özelliği de ortaya çıktı. Van içinden balıkların göç ettiği bir şehir. Bunu dünyada başka bir yerde kolay kolay görmeniz mümkün değil. Bugün inci kefalleri Van Gölü’nden çıkarak adeta yüzlerce yıldır görmediği Van Kalesi’yle tekrardan buluştu. Bu buluşmanın da ana mimarı olan Ali Özvan hocamıza teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
